Otomotiv endüstrisi elektrikli araçlara doğru hızla kayarken, özellikle Avrupa’da dizel motorların geleceği sürekli tartışma konusu olmaya devam ediyor. Ancak, Skoda Superb'in son başarısı, uzun mesafe seyahatlerinde dizel teknolojisinin hala rakipsiz bir verimlilik şampiyonu olduğunu bir kez daha kanıtladı.
2025 Avrupa Ralli Şampiyonası (ERC) galibi Miko Marczyk, fabrika çıkışı özelliklere sahip bir Skoda Superb (teknik olarak liftback) modeliyle tek bir 66 litrelik depo yakıtla tam 2.831 kilometre (1.759 mil) yol kat ederek Guinness Dünya Rekoru’na imza attı. Bu zorlu test, dizelin günümüzdeki rolünü yeniden sorgulamamıza neden oluyor.
Dizel: Gerileyen Bir Dev mi, Yoksa Uzun Yolun Şampiyonu mu?
Bir zamanlar Avrupa otomobil pazarının %50’den fazlasını oluşturan dizel motorlar, özellikle Volkswagen Grubu’nun 'Dizelgate' skandalı ve artan emisyon kısıtlamaları sonrası ciddi bir düşüş yaşıyor. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verilerine göre, bu yılın Ağustos ayı itibarıyla dizelin yeni otomobil pazarındaki payı %8.3 seviyelerine geriledi. Birçok üretici, sıkılaşan emisyon kurallarına uymak için dizel motorları hibrit çözümler lehine yavaş yavaş üretimden kaldırıyor. Alman otomotiv devi Volkswagen'in premium SUV'u Touareg'in içten yanmalı motorlu versiyonunun 2026 yılının Mart ayı sonunda üretimine son verecek olması da bu keskin dönüşün somut bir kanıtıdır. 2002'den bu yana 1.2 milyondan fazla satan Touareg, özellikle ilk nesillerinde V-10 dizel gibi iddialı motor seçenekleriyle tanınmıştı, ancak modelin gelecekte elektrikli bir ID. Touareg olarak geri dönmesi bekleniyor. Volkswagen'in Touareg'in vedası ve elektrikli ID. Touareg beklentileri hakkında detaylı bilgiyi Nexushaber.com'da inceleyebilirsiniz. Ancak, lüks segmentte tüm üreticiler bu yolu izlemiyor; örneğin, Cadillac, CT4 sedan modelinin üretimini durduracak olsa da, müşteri talebi doğrultusunda daha büyük CT5 modelinin yeni neslini içten yanmalı motor (ICE) seçenekleriyle devam ettirme kararı aldı. Bu hamle, markanın elektrikli dönüşüme rağmen geleneksel motorlara olan bağlılığını sürdürdüğünü gösteriyor. Cadillac’ın CT4’e vedası ve yeni nesil CT5’in ICE motorlarla devam etme kararına dair detaylı bilgiyi Nexushaber.com'da bulabilirsiniz. Ancak bu genel düşüş eğilimine rağmen, yüksek performanslı içten yanmalı motorlara olan talep şaşırtıcı şekilde güçlü kalmaya devam ediyor. Örneğin, elektrikli araçlara geçiş sürecinde önemli yatırımlar yapan BMW dahi, müşterinin tercihlerine odaklanarak 2023 yılında V8 motorlu araç satışlarında rekor kırdığını açıkladı. BMW'nun V8 motor satışlarındaki bu çarpıcı başarıya ve elektrikli geçiş sürecinde ICE motorların ne kadar başarılı olduğuna dair daha fazla detayı Nexushaber.com'da bulabilirsiniz. Bu eğilime paralel olarak, elektrikli araçlara geçiş sürecinde önemli yatırımlar yapan Ferrari dahi, yakın zamanda 2030 stratejisini radikal bir şekilde revize ederek içten yanmalı motorlara olan bağlılığını ikiye katladı. Orijinal planda %20 olması beklenen saf içten yanmalı motor (ICE) payını %40'a yükselten İtalyan devi, bu kararıyla müşterilerinin V6, V8 ve efsanevi V12 motorların performansına ve hissiyatına olan bağlılığını teyit etti ve planlanan tam elektrikli (EV) payını ise %40'tan %20'ye düşürdü. Ferrari'nin içten yanmalı motor payını neden ikiye katladığına ve revize edilen 2030 stratejisine dair tüm detayları Nexushaber.com'da inceleyebilirsiniz. Bu genel düşüş ve strateji revizyonu eğilimi, diğer büyük üreticilerde de gözlemleniyor. Örneğin, Alfa Romeo'nun çatı şirketi Stellantis, küresel elektrikli araç (EV) pazarındaki yavaş benimseme nedeniyle önemli bir stratejik değişikliğe gitti. Başlangıçta 2024'te üretimine son verilmesi beklenen içten yanmalı motorlu amiral gemisi modelleri Giulia ve Stelvio'nun üretimi, 2027 yılına kadar uzatıldı. Bu karar, Alfa Romeo'nun 2027'ye kadar tamamen elektrikli bir marka olma hedefine kısmen geri adım atıldığını ve gelecekteki halef modellerin artık hem ICE hem de EV seçeneklerine sahip olacağını gösteriyor. Alfa Romeo'nun Giulia ve Stelvio modellerinin üretimini neden uzattığını ve EV stratejisindeki bu esnemeyi Nexushaber.com'da detaylıca inceleyebilirsiniz.
Skoda, amiral gemisi Superb de dahil olmak üzere bazı modellerinde sevilen TDI motoruna sıkı sıkıya tutunmaya devam ediyor. Marczyk'in kırdığı rekor, bu motor tipinin uzun mesafelerde ne kadar etkili olabileceğini açıkça gösteriyor. Ancak dizelin geleceği hala tartışmalı; Volkswagen Grubu, Polo ve Fabia gibi küçük modellerinden dizeli zaten çıkardı ve AB'nin 2035'te yeni içten yanmalı motorlu araç satışlarını yasaklama planı da büyük bir tehdit oluşturuyor.
Rekorun Kilit Verileri ve Sürüş Stratejisi
Miko Marczyk'in kullandığı Superb, büyük ölçüde standart bir araçtı. Rekor denemesi için yapılan küçük modifikasyonlar, yalnızca düşük yuvarlanma direncine sahip lastikler ve aerodinamiği iyileştirmek adına Sportline versiyonundan alınan, 15 milimetre alçaltılmış süspansiyon yayları ile sınırlıydı. Araç, 148 beygir gücü ve 360 Nm tork üreten önden çekişli, 2.0 litrelik TDI motora ve yedi vitesli çift kavramalı otomatik şanzımana sahipti.
Rekor Kırışın Detayları
Katedilen Toplam Mesafe: 2.831 Kilometre
Ortalama Yakıt Tüketimi: 100 km'de sadece 2.61 Litre (Resmi Tüketimin neredeyse yarısı: 4.8 Litre)
Kullanılan Yakıt: 66 Litre (Tek depo)
Ortalama Hız: Yaklaşık 80 km/saat
Rota: Polonya'nın Łódź kentinden başlayarak Almanya, Paris, Hollanda ve Belçika'yı kapsayan zorlu bir döngü.
Marczyk, ralli parkurlarındaki agresif sürüş tarzının aksine, bu denemede 'hiper yakıt tasarrufu' (hypermiling) tekniklerini uyguladı. Sürüş boyunca sürekli Eco modunda kalındı ve gaz pedalına nazikçe basıldı. En etkileyici verim, Fransa’daki 200 kilometrelik bir yolda 100 km’de 2.2 litre tüketime ulaşılmasıydı; bu başarıda rüzgarın arkadan gelmesinin de etkisi büyüktü.
Ayrıca, sürüşün optimize edilmesi için bir destek aracı birkaç kilometre önde seyrederek trafik akışı hakkında anlık bilgi sağladı. Bu sayede Marczyk, ani frenlemelerden kaçınarak ve pürüzsüz hızlanmalar sağlayarak verimliliği en üst düzeye çıkardı. Aracın nispeten düşük ağırlığı (1.590 kg) ve küçük 16 inçlik jantları da rekora katkıda bulundu.
Yeni Hedef: 3.000 Kilometre
Bu rekoru kırmasına rağmen Miko Marczyk, henüz tatmin olmuş değil. Bir sonraki hedefi, tek bir depoyla 3.000 kilometreye (1.864 mil) ulaşmak. Marczyk, bir önceki denemesinde Almanya'daki soğuk gece sürüşleri ve uzun yokuş yukarı kısımlar nedeniyle verimlilik kayıpları yaşadığını belirtiyor. Premium dizel yakıt kullanarak ve rota optimizasyonunu daha da iyileştirerek bu kilometre taşını aşabileceğine inanıyor.
Skoda Superb’in bu başarısı, dizel motorun ölümü hakkında erken konuşanlara bir cevap niteliği taşısa da, sektördeki genel gidişatın içten yanmalı motorların aleyhine olduğunu unutmamak gerekir. Yine de bu rekor, mevcut teknolojinin doğru kullanıldığında ne kadar ileriye gidebileceğini gösteren önemli bir başarı hikayesidir.
Kaynak: Skoda Superb'in Tek Depoda Kırdığı Yakıt Verimliliği Rekoru Hakkında Detaylı Bilgi İçin Motor1.com'a başvurulmuştur.