Avrupa otomotiv endüstrisi, elektrikli araçlara (EV) geçiş konusunda küresel bir çıkmazın tam ortasında yer alıyor. Bir tarafta Avrupa Birliği'nin 2035 yılında yeni benzinli ve dizel araç satışlarını tamamen yasaklama hedefi dururken, diğer tarafta Çinli üreticilerin hızla artan pazar hakimiyeti ve yerel üreticilerin tereddütleri tartışmaları derinleştiriyor. Bu küresel çalkantı, BMW'nun CEO değişikliği, Tesla'nın Çin'deki satış düşüşü ve VinFast'in ABD'deki zorlukları gibi güncel gelişmelerle daha da belirginleşiyor. Bu dinamikler hakkında daha fazla bilgiye ilgili haberimizde ulaşabilirsiniz.
2035 Yasağı Esnetilebilir mi? Otomotiv Devlerinin 'Geri Dönüş' Stratejisi
Bazı önde gelen Avrupalı otomobil üreticileri ve tedarikçileri, 2035 sonrası için de içten yanmalı motorlu (ICE) araçlar için hazırlıklı olma eğiliminde. Sektör kaynaklarına göre, BMW, Mercedes-Benz ve Stellantis gibi markalar, Avrupa Komisyonu'nun baskılara boyun eğerek ICE araç yasağını ertelemesi ihtimaline karşı tedarik zincirlerini bu yönde hazırlıyor. Avrupa Otomotiv Tedarikçileri Derneği Genel Sekreteri Benjamin Krieger'in de belirttiği gibi, “İnsanlar 2035’te sadece bataryalı elektrikli araçları almaya henüz hazır değil.”
Bu durum, Avrupa’nın ICE araçlara ikinci bir şans tanıyabileceği beklentisini güçlendiriyor. Ancak bu karar, Çin'in EV pazarındaki üstünlüğünü kabul etmek anlamına gelebilir.
Çin Endişesi: Erteleme, Pazar Payını Onlara Bırakmak Demek
EV sektörünün güçlü oyuncuları ve bazı politikacılar ise yasağın gevşetilmesi ihtimaline karşı sert uyarıda bulunuyor. Polestar ve Volvo Cars gibi markaların da desteklediği E-Mobility Europe ve ChargeUp Europe gibi kuruluşlar, AB Komisyonu'na gönderdikleri mektupta hedeflerin sulandırılmasının “Çin ile aradaki farkı daha da açacağını” belirttiler. Plug-in hibritler gibi geçiş teknolojilerine kapı aralamanın, Çinli üreticilerin maliyet düşürme hızına yetişmeye çalışan Avrupa için belirsizlik yaratacağını savunuyorlar.
Öne Çıkanlar: Avrupa'nın İkilemi
- Yasağın Potansiyel Geri Çekilmesi: Büyük üreticiler, 2035 sonrası için ICE ve hibrit modeller için hazırlık yapıyor.
- Çin Rekabeti: Geri adım atmanın, otomotiv üretim geleceğini Çin'e teslim etmek anlamına geldiği uyarısı yapılıyor.
- AB Kararı Yaklaşıyor: AB'nin, yerel EV endüstrisi için revize edilmiş rehberliği önümüzdeki hafta açıklaması bekleniyor.
ABD'de Teşviklerin Kalkmasının Etkisi: EV Satışları Yavaşladı
Küresel arenada Avrupa bu tartışmaları yaşarken, ABD pazarından gelen veriler teşviklerin önemini bir kez daha gösteriyor. Verilere göre, ABD'de 7.500 dolarlık federal EV vergi kredisinin kalkmasının ardından, elektrikli araçların satışı Kasım ayında geçen yıla göre %18 daha yavaş gerçekleşti. Bu durum, stok seviyelerinde ciddi bir artışa neden oldu; EV'lerde 126 günlük stok varken, hibrit araçlarda bu oran yarı yarıya, ICE araçlarda ise %40 daha düşük seviyelerde seyrediyor.
Karşıt Görüş: Affordability (Erişilebilirlik) Temel Sorun
Bu yavaşlamanın tek sebebi teşviklerin kalkması olmayabilir. ABD’de 25.000 dolar altındaki ucuz otomobillerın bayiliklerden neredeyse anında kapıldığı görülüyor. Bu durum, hem ABD'de hem de Avrupa'da tüketicilerin temel sorununun, yüksek maliyetli yeni EV'ler yerine daha uygun fiyatlı ulaşım seçenekleri arayışı olduğunu gösteriyor. Ekonomik belirsizlikler ve faiz oranlarındaki dalgalanmalar da tüketicinin satın alma kararını etkileyen diğer önemli faktörler.
Uber Örneği: Yeşil Hedeflerde Teşviklerin Geri Çekilmesi
Öte yandan, Uber gibi platformlar da EV teşviklerini geri çekmeye başladı. Şirketler, eskiden PR veya yasal zorunluluklar nedeniyle uyguladıkları sürücü teşviklerini azaltıyor. Bu durum, platformların yeşil hedeflerine ulaşma konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Örneğin Uber'in Londra'da bu yıl %100 EV hedefine ulaşması beklenirken, bu oran yalnızca %40 seviyesinde kaldı. Şirket, sürücülere sunduğu ek ödemeleri ve aylık teşvikleri kademeli olarak sonlandırarak, büyük miktarda fonu hisse geri alımlarına ayırması eleştirileri de beraberinde getiriyor.
Yorum ve Sonuç: Avrupa Ne Yapmalı?
Avrupa'nın önündeki tablo karmaşık: 2035 yasağını korumak, yerel üreticilerin Çin'e karşı rekabet edememe riskini artırırken, yasayı esnetmek ise iklim hedeflerinden ve teknolojik ivmeden ödün vermek anlamına gelebilir. ABD'de görülen satış yavaşlaması, tüketicinin fiyat hassasiyetini kanıtlıyor. Avrupa'nın, rekabetçi ve uygun fiyatlı EV modellerini hızla piyasaya sürmeden bu zorlu dengeyi sürdürmesi pek kolay görünmüyor.
Bu karmaşık küresel otomotiv dinamikleri hakkında daha fazla detay için orijinal kaynağı inceleyebilirsiniz: InsideEVs: Polestar 3 İndirimi