Otomotiv dünyasının en kârlı markalarından biri olan Porsche, aylardır süren iç baskılar ve hissedarların artan memnuniyetsizliği sonucunda yönetim kadrosunda köklü bir değişikliğe gidiyor. Denetleme Kurulu'ndan yapılan resmi açıklamayla, şirketin CEO'su Oliver Blume'un Porsche AG başkanlığı görevinden erken ve karşılıklı mutabakatla ayrılması için müzakerelerin başladığı doğrulandı. Bu kritik ayrılığın ardından markanın dümenini, daha önce McLaren Automotive'de CEO olarak görev yapan ve Porsche'ye yabancı olmayan Michael Leiters devralmaya hazırlanıyor.
Blume Neden Ayrılıyor? Çift Liderlik Eleştirileri ve Finansal Baskı
Bu karar, Porsche için kritik bir dönemeçte alındı. Şirket, bir zamanlar sektörün en kârlı oyuncularından biri olmasına rağmen, son dönemde pazar istikrarsızlığına karşı giderek daha savunmasız hale geldi. Çin'deki zayıf talep, ABD'ye yönelik artan ihracat tarifeleri ve elektrikli araçlara (EV) geçiş sürecindeki belirsizlikler, şirketin finansal yapısını olumsuz etkiledi. Zaten CEO Oliver Blume da yaz aylarında, mevcut iş modelinin artık işlemediği konusunda çalışanları uyarmıştı.
Yatırımcıların en büyük endişe kaynağı ise, 2025 yılı için öngörülen sadece yüzde 2'lik işletme kârı marjı tahmini oldu. Bu düşük beklenti, hissedarlar arasında alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Uzun süredir eleştirilen bir konu ise, Oliver Blume'un hem Porsche hem de Volkswagen Grubu'nun CEO'su olarak yürüttüğü çift liderlik rolüydü. Yatırımcılar, bu çakışmanın, şirketin acilen bağımsız ve adanmış bir lidere ihtiyaç duyduğu bir zamanda Porsche'nin stratejik odaklanma yeteneğini zayıflattığını düşünüyordu.
Bu iç baskılara ek olarak, Porsche'nin stratejik ortaklıklarındaki karmaşık durum da yönetim kadrosunda gerginliğe neden oluyordu. Örneğin, 2021'de kurulan ve hiper otomobil devi Bugatti ile elektrikli teknoloji şirketi Rimac'ı birleştiren Bugatti Rimac ortaklığında kritik bir gelişme yaşanmış, şirketin kurucusu Mate Rimac, kurumsal bürokrasiyi azaltmak ve uzun vadeli kararlarda özerklik kazanmak amacıyla Porsche'nin elindeki %45'lik hisseyi satın alma görüşmelerine başlamıştı. Mate Rimac'ın tam kontrol arayışı ve Porsche'nin hisse devir süreci, markanın genişleyen portföyündeki yönetim baskısını somutlaştırmaktadır.
Yatırımcılar, Porsche'nin 2.1 milyar dolarlık (1.8 milyar Euro) EV stratejisinin maliyetli bir şekilde revize edilmesinin, Blume'un iki markayı aynı anda yönetme çabasından kaynaklanan dikkat dağınıklığının bir sonucu olduğunu ileri sürüyordu. Bu ayrılık, iki rolün resmen ayrılması ve Porsche'nin stratejik özerkliğini yeniden kazanma yolunda atılan önemli bir adım olarak görülüyor.
Porsche'nin Yeni Lideri Kim: Michael Leiters'in Tecrübesi Ne Vaat Ediyor?
Porsche'nin zirvesine gelmesi beklenen 54 yaşındaki Michael Leiters, markaya yabancı değil. Leiters, 2000'den 2013'e kadar 13 yıl boyunca Porsche'de ürün geliştirme alanında kilit roller üstlendi. Onun dönemindeki en önemli projelerden biri, markanın kaderini değiştiren ve rekor satış/kârlılık getiren SUV modeli Cayenne'in geliştirilmesini denetlemesiydi. Cayenne ile aynı lüks MLB Evo platformunu paylaşan Volkswagen Touareg modelinin ise, 2026 yılının Mart ayı sonunda içten yanmalı motorlu (ICE) versiyonlarının üretimden kaldırılması kararlaştırıldı. Bu karar, Touareg isminin ileride elektrikli bir ID. Touareg olarak geri döneceğine işaret ediyor ve VW Grubu'nun premium SUV segmentindeki EV stratejisinin radikal değişimini gösteriyor. Volkswagen Touareg'in Final Edition vedası ve gelecekteki elektrikli ID. Touareg modeli hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.
Leiters'in Otomotiv Kariyeri: Ferrari ve McLaren Deneyimi
- Ferrari CTO'luğu: Porsche'den ayrıldıktan sonra Ferrari'ye Teknolojiden Sorumlu Başkan (CTO) olarak katıldı ve markanın teknik evriminde kritik bir rol oynadı.
- McLaren CEO'luğu: 2022 yılında McLaren Automotive CEO'su oldu. Burada, 750S modelinin lansmanını yönetti ve gecikmeler yaşanan hibrit Artura modelinin piyasaya sürülmesine yardımcı oldu.
Leiters'ın Ferrari'deki görev süresi, yüksek performanslı otomobil üreticilerinin elektrifikasyona temkinli yaklaştığı bir döneme denk gelir. Öte yandan Maranello merkezli marka, pazar talebini karşılamak adına 2026 ile 2030 yılları arasında 20 yeni model piyasaya sürmeyi hedefleyen agresif bir ürün stratejisi izlemektedir. Ferrari'nin 2026-2030 arası 20 yeni model stratejisi, lüks segmentteki artan talebi ve elektrifikasyona temkinli yaklaşımı dengelemektedir. Nitekim Ferrari, Michael Leiters'in CTO olarak ayrılmasından sonra bile, son dönemde 2030 stratejisini radikal bir şekilde revize ederek, tamamen elektrikli araç (EV) payını %40'tan %20'ye düşürme ve saf içten yanmalı motor (ICE) payını ise %20'den %40'a çıkarma kararı almıştır. Bu strateji değişikliği, lüks segmentte ICE motorlara olan güçlü müşteri talebinin devam ettiğini ve teknik zorlukların aşılamadığını göstermektedir. Aslında, bu durum BMW gibi rakiplerin de elektrikli geçiş sürecinde yüksek performanslı ICE motorlara olan talebi görmezden gelmediğini kanıtlıyor; zira Alman devinin V8 motorlu araç satışları 2023 yılında rekor kırarak içten yanmalı motorların (ICE) lüks segmentteki başarısını pekiştirmiştir. Otomotiv sektöründeki bu dikkat çekici ICE motor başarısı ve BMW V8 motor satışları rekoru hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Ferrari'nin ICE motor payını ikiye katladığı bu strateji hakkında detaylı bilgi için Ferrari'nin 2030 stratejisini inceleyebilirsiniz.
Denetleme Kurulu, Leiters'in Porsche markasına olan derin aşinalığı, uluslararası deneyimi ve güçlü teknik kimliklerinin, şirketin küresel sahnedeki rekabet gücünü yeniden tesis etmek için aradığı özellikler olduğuna inanıyor.
Yeni Dönemin Zorlukları ve Eleştirel Bakış Açısı
Leiters, her ne kadar ideal bir aday olarak görülse de, devralacağı görevde ciddi zorluklarla karşılaşacak. EV stratejisinin revizyon maliyeti, Çin pazarındaki toparlanma hızı ve küresel tedarik zinciri baskıları, Porsche'nin kısa vadeli finansal hedeflerini baskılamaya devam edecek. Şeytanın avukatlığını yaparsak, Blume'un VW Grubu'ndaki geniş ağının, Porsche'ye bazı tedarik ve teknoloji avantajları sağladığı da unutulmamalı. Bu ağın kopması, kısa vadede bazı operasyonel zorluklara yol açabilir. Ancak yönetim kurulu, odaklanmış ve tek bir markaya adanmış bir liderliğin, uzun vadede daha doğru stratejik kararlar alacağını öngörüyor.
Müzakereler resmen devam ediyor. Eğer anlaşma sağlanırsa, Leiters Porsche'nin liderliğini üstlenecekken, Oliver Blume Volkswagen Grubu'nun CEO'su olarak görevine devam edecek. Bu ayrılık, her iki şirket için de yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor ve Porsche'nin Zuffenhausen merkezli köklerine daha sıkı sarılmasının ilk adımı olarak yorumlanıyor. Bu haberin içeriği, uluslararası otomotiv haber portalı Motor1.com'un yayınlarına dayanarak hazırlanmıştır. (Kaynak)