Elektrikli araç dünyasının verimlilik devi olarak bilinen Lucid, piyasaya sürdüğü her modelle beklentileri zirveye taşıyor. Lucid Air ile sektörün en uzun menzilli EV'sini üreten şirket, SUV segmentindeki ilk temsilcisi olan Gravity için de çıtayı oldukça yükseğe koymuştu. Amiral gemisi Grand Touring versiyonu için EPA tarafından tam 450 mil (yaklaşık 724 km) menzil biçilen bu araç, 123 kWh'lik büyük bataryası ve ultra verimli motorlarıyla dikkat çekiyor.
Lucid Gravity'nin mühendislik kalitesi ve gelişmiş sistemleri, sadece uzun menziliyle değil, aynı zamanda ticari alandaki yüksek profilli tercihiyle de kendini kanıtlıyor. Yolcu taşımacılığı devi Uber, 80.000 doları aşan başlangıç fiyatına sahip bu lüks SUV'u, sürücüsüz araç (robotaksi) filosunun ana aracı olarak seçti. Lucid CFO'su Taoufiq Boussaid, bu tercihin temel nedenini, Gravity'nin otonom sürüş güvenliği için hayati önem taşıyan yedekli direksiyon ve fren sistemlerini içeren 'yedekli mimariye' sahip olması olarak açıklamıştı. Bu stratejik ortaklığın detayları hakkında daha fazla bilgi almak için Uber robotaksi filosu için neden Lucid Gravity'yi seçti haberimize göz atabilirsiniz.
İlk Test Şoku: Beklentilerin Altında Kalan Menzil
Ancak Lucid Gravity'nin gerçek dünya menzil testleri, beklendiği gibi "yer sarsıcı" sonuçlar vermedi. İlk bağımsız testte, araç 70 mph (yaklaşık 113 km/s) sabit hızla otoyolda seyrederken yalnızca 345 mil (yaklaşık 555 km) menzile ulaşabildi. Bu sonuç, EPA döngüsünde elde edilen verimlilikten yaklaşık %20 daha düşüktü ve 3.0 mil/kWh verimlilik anlamına geliyordu. Bu durum, Lucid gibi verimlilik odaklı bir marka için büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
Motor Değişimi Sonrası Büyük Geri Dönüş: 400 Mil Sınırı Aşıldı
Sorunun giderilmesinin ardından Gravity, dürüst bir değerlendirme amacıyla ikinci kez teste tabi tutuldu. Bu kez çok daha ılıman bir iklime sahip olan Arizona'da gerçekleştirilen testte, Gravity pilinin %99.8'ini tüketerek etkileyici bir sonuca imza attı: 401.3 mil (yaklaşık 646 km) menzil.
Bu ikinci testte elde edilen 401.3 mil, ilk başarısız sonuç olan 345 mile göre %16'lık kayda değer bir artış ifade ediyor. Ayrıca aracın verimliliği 3.43 mi/kWh seviyesine yükseldi ki bu, EPA döngüsünde kaydedilen 3.6 mi/kWh değerine çok daha yakın.
Peki, 450 Mil Hedefi Neden Yakalanamadı?
401 mil, elektrikli bir SUV için olağanüstü bir başarı olsa da, Gravity hala 450 millik EPA derecesinin gerisinde kalıyor. Ancak bu durum, elektrikli araç testlerinde sıkça karşılaşılan bir gerçektir:
- EPA Döngüsü: EPA testleri hem şehir içi hem de otoyol sürüşünü içerir. Şehir içinde rejeneratif frenleme sayesinde EV'ler çok daha verimli çalışır.
- Otoyol Testleri: Bu bağımsız testler yalnızca yüksek hızda (70 mph) sürekli sürüşü kapsar. Yüksek hız, aerodinamiğin ve enerji tüketiminin en zorlu olduğu koşuldur, bu yüzden sonuçlar genellikle EPA tahminlerinin altında kalır.
Bu bağlamda bakıldığında, 401 mil otoyol menzili, beklentilere tamamen uygun ve teknik bir zafer olarak değerlendiriliyor.
Bu durum, gerçek dünya menzil testlerinin çeşitliliğini ortaya koyuyor. Örneğin, verimliliğiyle dikkat çeken bir başka model olan Mercedes-Benz CLA 250+, 374 millik resmi EPA tahminini tam 434 mil (yaklaşık 700 km) ile aşarak, 400 mil barajını geçen en uygun fiyatlı elektrikli araçlardan biri olmuştu. Mercedes CLA 250+ gerçek dünya menzil testi 434 mil rekor hakkında daha fazla bilgi almak için Mercedes CLA 250+ gerçek dünya menzil testi 434 mil rekor haberimize göz atabilirsiniz.
Sıcaklık Hassasiyeti: Menzili Etkileyen Gizli Faktör
İkinci testin sonuçlarında ortaya çıkan ilginç bir detay ise, Gravity'nin diğer EV'lere kıyasla ortam sıcaklığına karşı daha hassas görünmesiydi. İlk testin soğuk New Jersey'de, ikinci testin ise ılıman Arizona'da yapılması önemli bir fark yarattı. Testi yapan Tom Moloughney'in gözlemlerine göre, Arizona'daki gün içi sıcaklık dalgalanmaları (sabah 20 dereceden öğleden sonra 30 dereceye yükselmesi) bile neredeyse %6'lık ek verimlilik artışı sağladı.
Bu durum, potansiyel Lucid Gravity sahipleri için önemli bir bilgi: Aracın en yüksek verimliliğe ulaşması için ideal iklim koşulları hayati önem taşıyor.
Bu tür sıcaklık hassasiyeti, EV batarya teknolojilerinin en büyük zorluklarından biridir. Ancak sektör, bu sorunu aşmak için önemli adımlar atmaktadır. Örneğin, batarya devi CATL'in sofra tuzu bazlı sodyum-iyon bataryaları ticarileştirmesi, lityum-iyonun zayıf karnı olan aşırı soğuklarda (-40°C'de bile) performansını koruma çözümü sunmuştur. Ayrıca, verimlilik ve uzun ömür için kritik öneme sahip termal yönetim sistemleri de gelişmektedir. Bataryayı hem ısıtıp hem de soğutabilen entegre sistemler (Webasto'nun Heated Chiller'ı gibi) zorlu kış koşullarında menzil kayıplarını en aza indirmeyi hedeflemektedir. Elektrikli araç batarya savaşlarında yaşanan bu ve benzeri teknolojik gelişmeler hakkında daha fazla bilgi almak için elektrikli araç batarya savaşları haberimize göz atabilirsiniz.
Sonuç olarak, 401 mil otoyol menzili, Lucid Gravity'yi piyasadaki en uzun menzilli elektrikli SUV'lardan biri haline getiriyor ve neredeyse tüm gerçekçi uzun yol senaryoları için fazlasıyla yeterli bir mesafe sunuyor. Lucid, teknik bir aksaklığı hızlıca gidererek verimlilik iddiasını koruduğunu kanıtlamış oldu.
Kaynak: Haberin hazırlanmasında ve rakamların karşılaştırılmasında InsideEVs'in detaylı menzil testine başvurulmuştur: Lucid Gravity Menzil Test Sonuçları (InsideEVs)