Dövüş oyunları, genellikle derinlemesine bir hikaye anlatmakta zorlanır. Bu türün doğası gereği, çok sayıda karaktere eşit zaman ayırmak ve bu karakterler arasında tutarlı, mantıklı çatışmalar yaratmak büyük bir meydan okumadır. Ancak Mortal Kombat serisinin geliştiricisi NetherRealm Studios'un imzasını taşıyan Injustice 2, bu kuralı yerle bir etti. Oyun, DC Evrenini merkeze alarak, “Kim kazanır?” sorusunu sadece bir dövüşten ibaret olmaktan çıkarıp, politik ve ahlaki bir çatışmaya dönüştürüyor.
Rejim ve Direniş: Süpermen'in Kötülüğe Kayışı
Injustice serisinin temel çatışması, trajik bir olayla başlar: Lois Lane ve Joker'in ölümü. Bu olay, Superman'i kontrol edilemez bir öfkeye ve tiranlığa sürükleyerek 'Rejim' adı verilen faşist bir yönetimin başına geçmesine neden olur. Batman ise bu tiranlığa karşı 'Direniş'i örgütler. Injustice 2'ye gelindiğinde, Süpermen suçlarından dolayı hapsedilmiş durumdadır, ancak bu, DC Evreni'nin kargaşadan kurtulduğu anlamına gelmez. Hikaye, boyutsal olarak yer değiştirmiş Green Arrow versiyonundan, kanlı bir darbe ile Gorilla Şehri'ni ele geçiren Gorilla Grodd'a kadar pek çok çılgın detayı içerir.
Injustice 2'nin hikayesi, geleneksel dövüş oyunu anlatımından uzak durarak, doğrudan DC çizgi romanlarının kriz ve çapraz hikaye formatını benimsiyor. Bu sayede, devasa karakter kadrosu içinde her karakterin birbiriyle savaşmak için mantıklı bir nedeni bulunuyor.
Değer Katan Anlatım: Çizgi Roman Mantığı
Injustice 2, DC hayranlarının alışık olduğu karmaşık hikaye kurgularını mükemmel bir şekilde oyun mekaniğine yediriyor. Final boss'un Brainiac olması ve Harley Quinn'in beklenmedik bir kahraman rolü üstlenmesi gibi temalar, yakın zamanda çıkan bazı DC yapımlarıyla (Örn: Suicide Squad: Kill the Justice League) benzerlikler taşısa da, Injustice 2 bu temaları çok daha iyi bir kurgusal bütünlük içinde sunuyor. Özellikle Kevin Conroy'un Batman'i gibi ikonik seslendirmelerin oyunda yer alması, hikayenin duygusal ağırlığını artırıyor.
Seslendirme ve Ton Tutarsızlığı Sanatı
Oyunun teknik başarısı, sadece akıcı dövüş sisteminde değil, aynı zamanda zamanının ötesindeki yüz animasyonlarında ve birinci sınıf seslendirme kadrosunda yatıyor. Jeffrey Combs (Brainiac), Robert Englund (Korkuluk) ve Laura Bailey (Supergirl) gibi usta isimlerin performansları, en saçma anları bile ciddiyetle ele almayı başarıyor. Örneğin, Harley Quinn'in korku toksinine çifte maruz kalması ve en büyük korkusu olan Joker'e geri dönme fikriyle yüzleşmesi gibi anlar, karakter derinliğini çarpıcı bir şekilde gösterir.
Ancak Injustice 2'nin hikaye modu, tıpkı en iyi çizgi romanlar gibi, aniden ton değiştirebilme yeteneğine sahiptir. Bir sahnede Green Lantern'ın Rejim tarafında yer alma pişmanlığı ve öfke sorunlarıyla boğuşmasını izlerken, hemen ardından Flash'ın 'süper hamlesi' ile rakibini zaman içinde Mısır sfenksine ve T-Rex'e fırlattığı absürt bir dövüşe geçebilirsiniz. Bu 'yüce ve tamamen çılgın' arasındaki hızlı geçişler, hikayeye benzersiz bir dinamizm katıyor.
Eleştirel Bakış: Wonder Woman'ın Gölgede Kalması
Geniş bir kadroya sahip olmanın getirdiği tek dezavantaj, bazı önemli karakterlerin hak ettikleri ilgiyi görememesi. Özellikle Wonder Woman'ın, Süpermen'in 'ikinci adamı' pozisyonuna indirgenmesi ve tek başına bir hikaye arkından mahrum bırakılması, oyunun eleştirilen nadir noktalarından biri oldu. Yine de genel olarak oyun, Harley Quinn'den (birçok kişiyi rahatsız etmeyen ilk versiyonu olarak nitelendiriliyor) Swamp Thing'e kadar devasa kadrosunu başarılı bir şekilde yansıtıyor.
Peki, DC Evrenindeki 'kim kazanır' tartışmasının cevabı ne? Injustice 2'nin yazarları için bu cevap açık: Swamp Thing (Bataklık Şeyi). Çünkü o, gerçekten şaşırtıcı ve doğanın gücünü temsil eden benzersiz bir karakterdir.
Kaynak: Injustice 2 hikaye modunun incelemesi ve detaylı analizi için PC Gamer'daki orijinal metne göz atabilirsiniz.