Emmy ödüllü 'Shogun' dizisinin yapımcıları, sinema takviminin önemli etkinliklerinden biri olan 38. Tokyo Uluslararası Film Festivali (TIFF)'nde, büyük bir merakla beklenen bir potansiyeli gündeme taşıdı. Bu kapsamda, Tayvan'ın yükselen yapım şirketi Flash Forward Entertainment'ın, rüyalar ile gerçeğin sınırlarını bulanıklaştıran psikolojik gerilim projesi **'Uykusuz Kız' (The Sleepless Girl)**, uluslararası ortaklar arayışında Tokyo Gap-Finansman Pazarı'nda (TGM) dikkatleri üzerine çekti. Japonya'da geçmesi planlanan bu tür iddialı uluslararası yapımlar hakkında daha fazla detayı psikolojik gerilim Uykusuz Kız ve Tokyo Finansman Pazarı gelişmeleri sayfamızda okuyabilirsiniz. Tokyo Gap-Finansman Pazarı (TGM), aynı zamanda Japonya'nın derinleşen yaşlı yalnızlığı krizini ele alan dikkat çekici bir ortak yapıma daha ev sahipliği yaptı. İspanyol yönetmen Pedro Collantes'in yönettiği ve Japonya'daki yaşlıların kasıtlı olarak hapse girmek için küçük suçlar işlemesini konu edinen 'Konbini' filmi, TGM'de büyük ilgi gördü ve bu, tamamı Japonca çekilecek olan ilk İspanyol-Japon ortak yapımı olma özelliğini taşıyor. Japonya'nın yaşlı krizine odaklanan bu yapımın detaylarına Konbini: Yabancı Yönetmenden Japonya Yaşlı Krizi Filmi içeriğimizden ulaşabilirsiniz. Festival, uluslararası yıldız gücüyle dikkat çekerken, kırmızı halıda yürüyen kişi sayısının geçen yıla göre %30 artarak 270'e ulaşması, TIFF'in küresel cazibesinin yükseldiğini gösterdi. Dizinin yapımcılarından Miyagawa Eriko, gelecek sezonların (eğer senaryoları yazılırsa) Japonya'da çekilmesi konusunda kişisel olarak büyük bir arzu duyduğunu ve bunun için lobi faaliyetlerine devam edeceğini belirtti. Bu açıklama, dizinin ilk sezonunun neden Kanada'da (Vancouver) çekilmek zorunda kaldığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
COVID-19 ve Lojistik Zorluklar: Neden Japonya'dan Uzaklaşıldı?
Miyagawa Eriko, ilk sezon için Japonya'da çekim yapmak istediklerini ancak COVID-19 salgınının zirvesinde olmanın engellediğini açıkladı. Yaratıcılar Justin Marks ve Rachel Kondo'nun Japonya'ya gelip keşif yapamaması, planların iptal olmasına yol açtı. Ancak bu durum, Japonya'daki prodüksiyon altyapısının yetersizliği konusundaki eleştirilerin tek nedeni değildi.
Panelde konuşan yapımcılar, Vancouver'ın sunduğu lojistik avantajların 'Shogun' gibi devasa bir dönem draması için ne kadar kritik olduğunu vurguladı. Miyagawa, “Nihai karar her zaman sayısal bir karardı,” diyerek Vancouver'ın sunduğu geniş stüdyo alanları, konut seçenekleri ve çekim lokasyonlarının kolay erişilebilirliğine dikkat çekti.
Şeytanın Avukatı Görüşü: Shogun'un Kanada'da çekilmesi, ilk sezonda seyahat kısıtlamaları nedeniyle bir zorunluluk olarak görülse de, bazı yerel sektör temsilcileri, bu durumun Japon hikayelerinin kendi topraklarında anlatılmaması eleştirisine yol açtığını ve bu durumun kültürel otantiklik tartışmalarını beraberinde getirdiğini belirtiyor.
Japonya'nın Öncelikli İhtiyaçları: Teşvik Mekanizması ve Fiziksel Kapasite
Panelistler, Japonya'nın uluslararası prodüksiyonları çekmek için attığı adımlara (film teşviklerinin tanıtılması gibi) rağmen, bu mekanizmaların uygulanmasında ciddi aksaklıklar olduğunu dile getirdi. Film Solutions Co. Başkanı Kusunoki Junko, en büyük sorunun belirsizlik olduğunu belirtti:
- Teşvik Onay Süreci: Üreticilerin, bütçe ve personel ayarlamak için başvuru yapması gerekiyor; ancak hibe onayının ne zaman geleceği belli olmadığı için büyük risk alınıyor. Onay çıkmazsa, prodüksiyonlar Tayland gibi alternatiflere yönelebiliyor.
- Mali Yıl Kısıtlaması: Japonya'daki mali yılın gerektirdiği şekilde çekimlerin Ocak sonuna kadar bitirilmesi zorunluluğu, ön prodüksiyon için yalnızca altı ay gibi dar bir pencere bırakıyor.
Ancak en somut engel fiziksel kapasitedir. Miyagawa ve Kusunoki, 'Shogun' gibi projelerin ihtiyaç duyduğu devasa ses stüdyolarının (soundstage) ve geniş arka plan alanlarının Japonya'da yetersiz olduğunu vurguladı. Kusunoki, “Japonya'daki ses stüdyoları genel olarak çok küçük; Toho'daki en büyük stüdyo bile Hollywood standartlarına göre hala çok küçük,” şeklinde konuştu.
Bölgesel Karşılaştırma: Tayland ve Avustralya'dan Dersler
Tayland'dan katılan Apinat Obb Siricharoenjit, kendi ülkelerinin de benzer zorluklarla karşılaştığını, 'Alien: Earth' çekimi sırasında Bangkok'taki tüm ses stüdyosu kapasitesini kullandıklarını ve hatta Yeni Zelanda'dan 800 adet gökyüzü paneli ithal etmek zorunda kaldıklarını anlattı. Bu durum, yerel altyapı hazırlığı olmadan gelen büyük prodüksiyonların sektörü zorlayabileceği gerçeğini ortaya koydu.
Öte yandan Avustralya'dan Schuyler Weiss, yerel endüstrilerin Hollywood'dan korkmaması gerektiğini savundu. Weiss, Yeni Zelanda örneğini vererek, Peter Jackson'ın 'Yüzüklerin Efendisi' gibi tek bir devasa projenin bile Wellington'u küresel bir film merkezine dönüştürebileceğini belirtti. Weiss, uluslararası prodüksiyonların sadece para getirmekle kalmayıp, yerel ekiplerin mortgage ödemesine yardımcı olarak yerel sanat filmlerinin de yapılabilmesine olanak sağladığını ifade etti.
İş Gücü Kalitesi ve Gelecek İşbirliği
Panelin kritik bir diğer konusu ise Japon film endüstrisindeki çalışma koşullarıydı. Miyagawa, düşük ücretler ve aşırı uzun çalışma saatlerinin (18 saate varan vardiyalar ve fazla mesai ödemesinin olmaması) genç yetenekleri sektörden uzaklaştırdığını söyledi. Bu durum, yerel yeteneklerin yurtdışına göç etmesine neden oluyor.
Tüm zorluklara rağmen, Miyagawa ve Kusunoki, uluslararası işbirliği konusunda artan bir isteklilik olduğunu belirtiyor. 'Tokyo Vice' gibi projelerin, yerel lojman yöneticilerinin Amerikan Lojman Yöneticileri Birliği'ne katılmasına vesile olduğunu belirten Kusunoki, Japon içeriğinin artık sadece Japonya içinde değil, “dünya içinde bir Japonya” olarak konumlanması gerektiğini savundu. Weiss ise Avustralya, Japonya, Güney Kore ve Tayland'ın bölgesel ortak yapımlara odaklanması çağrısında bulundu.
Tüm bu zorluklara rağmen Japon hükümetinden uluslararası prodüksiyonları çekme konusunda stratejik bir hamle geldi. Festival sırasında yapılan resmi açıklamaya göre, Japonya 2026 yılında Cannes Film Pazarı'nda (Marché du Film) Onur Ülkesi (Country of Honor) olarak yer alacak. Bu karar, Japon yapımcılar ve dağıtımcılar için küresel pazara açılma konusunda eşsiz bir fırsat sunacak ve ülkenin içerik endüstrisine verdiği stratejik önemi gösteriyor. 38. Tokyo Uluslararası Film Festivali'nin açılışı ve Japonya'nın küresel sinema stratejisi hakkında daha fazla detayı Nexus Haber üzerinden okuyabilirsiniz.
Özetle: 'Shogun'un Japonya'ya geri dönüşü, sadece yaratıcı bir arzu meselesi değil; aynı zamanda ülkenin büyük ölçekli prodüksiyonları destekleyecek fiziksel altyapıyı, istikrarlı teşvik süreçlerini ve modern işçi standartlarını oluşturmasına bağlı bir gelecek vizyonudur.
Daha fazla ayrıntı ve panelin tam kapsamı için orijinal kaynağı inceleyebilirsiniz: Variety'nin Shogun'un Japonya'da Çekim Potansiyeli Hakkındaki Haberi