Hollywood'un önde gelen yapım şirketlerinden, Brad Pitt, Dede Gardner ve Jeremy Kleiner liderliğindeki Oscar ödüllü Plan B Entertainment, önemli bir stratejik hamleyle ilk uluslararası ofisini Londra'da açtığını duyurdu. Avrupa'daki içerik üretimine odaklanacak olan bu yeni yapılanmanın başına, son dönemlerin ses getiren yapımı 'Baby Reindeer'ın başarılı yapımcısı Ed Macdonald getirildi.
Neden Londra? Plan B'nin Avrupa Stratejisi
Plan B'nin Londra'ya adım atması, şirketin ana firması olan Avrupa'nın medya devi Mediawan'ın küresel büyüme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Paris merkezli Mediawan, 13 ülkede 80'den fazla yapım şirketini bünyesinde barındırarak uluslararası alanda etkinliğini artırıyor. Londra'nın seçilmesi, Birleşik Krallık'ın ABD ve Avrupa film endüstrileri arasında bir köprü görevi görmesi ve cazip finansman olanakları sunması nedeniyle stratejik bir karar olarak öne çıkıyor.
“Yıllardır Brad, Dede ve Jeremy'nin eklektik, yankı uyandıran hikayelere olan içgüdülerine hayranlık duyuyorum. Mediawan'ın destekleyici, yapımcı odaklı ethos'uyla, şirketin Avrupa bölümünü kurmak ve Plan B'nin mirasını sürdürmek için onlarla birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum.” diyen Ed Macdonald, yeni görevi için duyduğu heyecanı dile getirdi.
Ed Macdonald: Sektörün Güçlü İsmi Yeni Dönemde
Ed Macdonald'ın Plan B Europe'un başına getirilmesi, sektörde büyük bir başarı olarak kabul ediliyor. Daha önce yaklaşık 16 yıl Clerkenwell Films'de görev yapan Macdonald, BAFTA ödüllü 'The End of the F***ing World' ve Emmy ödüllü Netflix fenomeni 'Baby Reindeer' gibi bir dizi hit yapımın arkasındaki isim oldu. Macdonald, yeni görevinde Birleşik Krallık ve Avrupa'da televizyon içeriği geliştirmeye odaklanacak ve Plan B'nin ABD merkezli televizyon bölüm başkanı Nina Wolarsky ile yakın iş birliği içinde çalışacak.
Mediawan ve Plan B: Küresel Birleşimin Gücü ve Sinerjiler
Bu hamle, Plan B'nin Mediawan bünyesindeki entegrasyonunda da yeni bir adımı temsil ediyor. İki şirket halihazırda birçok projede iş birliği yapıyor. Örneğin, Mark Wahlberg'in başrolünde olduğu Apple filmi 'Weekend Rebels' ve 'Call My Agent!' dizisinin yaratıcısı Fanny Herrero'nun Sonia Kronlund'un kitabından uyarladığı 'The Man with a Thousand Faces' gibi projeler, bu güçlü sinerjinin somut örnekleri arasında yer alıyor.
Pitt, Gardner ve Kleiner, yaptıkları ortak açıklamada, “Ed Macdonald'ı bünyemize katarak Plan B'nin Avrupa'daki ayak izini genişletmekten heyecan duyuyoruz. Sanatsal iddiamızı geliştirerek, premium televizyona olan bağlılığımızı derinleştirmek ve Birleşik Krallık ile Avrupa genelinde yeni yaratıcı ortaklıklar keşfetmek için sabırsızlanıyoruz.” ifadelerini kullandılar.
Pazarın Dinamikleri ve Rekabetçi Ortam
Plan B'nin Avrupa'ya açılması, küresel eğlence endüstrisindeki pazar genişlemesinin ve rekabetin bir göstergesi. Avrupa'nın zengin kültürel çeşitliliği ve yetenek havuzu, prodüksiyon şirketleri için cazip fırsatlar sunarken, aynı zamanda yerel pazarların kendine özgü dinamikleri ve farklı izleyici beklentileri de önemli birer meydan okuma oluşturuyor. Bu tür uluslararası genişlemeler, yerel içerik üreticileri için hem iş birliği hem de rekabet fırsatları yaratıyor.
Avrupa genelinde film endüstrileri, uluslararası rekabette daha güçlü bir konum elde etmek için finansman mekanizmalarını sürekli geliştiriyor. Örneğin, Almanya son dönemde yürürlüğe giren ve prodüksiyon teşviklerini artıran film yasası reformları sayesinde kayda değer bir canlanma yaşıyor. Alman Federal Film Fonu (DFFF) ve Alman Sinema Filmi Fonu (GMPF) için ayrılan yıllık bütçe 133 milyon Euro'dan 250 milyon Euro'ya yükseltilirken, teşvik oranı da Alman harcamalarının %25'inden %30'una çıkarıldı. Bu adımlar, Almanya'yı küresel yapımcılar için daha cazip bir merkez haline getirerek, daha büyük bütçeli uluslararası projelere ev sahipliği yapma hedefini destekliyor. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek için Alman Film Endüstrisi Finansman Revizyonu ve Yeni Dönem başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
Londra'nın film endüstrisindeki merkezi rolünü pekiştiren bir diğer önemli gelişme ise, sinema dünyasının merakla beklediği 69. BFI Londra Film Festivali 2025 programının duyurulması oldu. Chloé Zhao, Bradley Cooper ve Rian Johnson gibi usta isimlerin yeni projeleriyle dikkat çeken festival, edebi uyarlamalar, ünlü yönetmenlerin üçüncü filmleri ve yıldızlarla dolu kadrolarla sinemaseverlere zengin bir seçki sunacak. **Öte yandan, bu yılki Venedik Film Festivali'nin en çok konuşulan yapımlarından biri de, Gazze'deki insanlık dramını konu alan "The Voice of Hind Rajab" filmi oldu. Brad Pitt ve Joaquin Phoenix gibi Hollywood'un önde gelen isimlerinin yapımcı kadrosuna dahil olmasıyla küresel yankı uyandıran bu eser, Gazze'de hayatını kaybeden 5 yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Rajab'ın yürek burkan gerçek hikayesini ele alıyor. Yönetmen Kaouther Ben Hania'nın imzasını taşıyan film, sanatın zorlu gerçekleri yansıtma ve dünya genelinde farkındalık yaratma gücünü bir kez daha kanıtladı. The Voice of Hind Rajab filminin Venedik Film Festivali'ndeki gösterimi, Brad Pitt ve Joaquin Phoenix'in yapımcı desteği ve Gazze'deki dramı hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayabilirsiniz.** Festivalin detaylı programı ve öne çıkan filmler hakkında daha fazla bilgi edinmek için buraya tıklayabilirsiniz.
Plan B'nin Başarılarla Dolu Portfolyosu
Plan B Entertainment, sadece son dönemdeki 'F1: The Movie' ile 613 milyon doların üzerinde gişe hasılatı elde etmekle kalmadı, aynı zamanda eleştirmenlerden tam not alan birçok projeye imza attı. Şirketin öne çıkan bazı film ve televizyon yapımları şunlardır:
- Filmler: Tim Burton'ın 'Beetlejuice Beetlejuice', Oscar adayı 'Nickel Boys', Bong Joon-ho'nun 'Mickey 17'
- Televizyon Dizileri: 13 Emmy adaylığı bulunan Netflix mini dizisi 'Adolescence', 6 Emmy adaylığı olan 'Three Body Problem', 'Lego Masters' serisi
- Diğer Projeler: 'Apocalypse in The Tropics' gibi belgeseller, Tony adayı tiyatro oyunu 'Enemy of the People', Audible için sesli yapım 'What Could Go Wrong'
Mediawan CEO'su Pierre-Antoine Capton ve Mediawan Pictures CEO'su Elisabeth d'Arvieu, Plan B'nin bu uluslararası adımının, Fransa'nın yaratıcı ekosisteminin zenginliğini ve dinamizmini gözler önüne serdiğini belirtti. Capton, Mediawan'ın tüm kilit pazarlardaki fırsatları yakından takip ettiğini ve yaratıcılığın geliştiği her yerde potansiyel genişlemeleri araştırdıklarını ifade etti. Bu hamle, küresel eğlence sektöründe yeni iş birliklerine ve içerik çeşitliliğine kapı aralayacak gibi görünüyor.
Kaynak: Variety.com