Dünyayı dolaşarak en iyi yemekleri tadan ve bunu neşeli bir şekilde izleyicilere aktaran Phil Rosenthal, bu kez odağını küreselden yerel hayallerine çevirdi. Popüler Netflix serisi 'Somebody Feed Phil'in arkasındaki isim olan Rosenthal, uzun süredir üzerinde çalıştığı aile projesi olan 'Max & Helen’s' adlı lokantasını, kızı Lily Rosenthal ile birlikte Los Angeles’ta hayata geçirdi. Bu mekan sadece bir restoran değil, Rosenthal'ın toplumsal bir misyonu yerine getirme aracı olarak görülüyor.
22 Yıllık Mücadele ve Bürokrasinin Zorlukları
Phil Rosenthal, Larchmont Bulvarı'ndaki bu mekanın kirasını neredeyse 22 yıldır elinde tutuyordu. 2004’ten bu yana süregelen bu süreç, projenin ne kadar zorlu bir bürokratik engeller labirenti içinde ilerlediğini gösteriyor. Rosenthal, süreci 'stüdyolarla uğraşmak gibi' diye tanımlayarak, planlarının incelenmesinin bile aylar sürdüğünü ve hatta yetkililerin kişiye göre fikir değiştirebildiğini belirtiyor. Bu uzun bekleyiş, projenin kalitesine ve vizyonuna ne kadar adanmış olduklarının altını çiziyor. Los Angeles'taki diğer büyük açılış süreçlerinin de bürokratik zorluklarla dolu olduğu biliniyor; örneğin, ikonik Cinerama Dome ve Arclight Hollywood kompleksinin yeniden açılış sürecinde, artan kar marjları ve yüksek işletme maliyetlerini karşılamak için hayati önem taşıyan alkollü içecek servisi izni (Conditional Use Permit) gibi kritik idari adımlar yakın zamanda alınabildi. Bu tür adımlar, Phil Rosenthal’ın bahsettiği gibi bazen yıllar süren, bazen de nispeten daha sorunsuz ilerleyen bir süreç olan L.A. bürokrasi labirentinin bir parçasıdır.
Değer Katma Odaklı Bir Misyon
Lokantaya, Rosenthal'ın 'Somebody Feed Phil' izleyicilerinin de yakından tanıdığı merhum anne babası Max ve Helen'in adı verildi. Phil Rosenthal, lokantaların Amerika’nın kaybolmaya yüz tutan topluluk merkezleri olduğunu düşünüyor. Şaka yollu bir ifadeyle, 'Lokantalar, zengin, fakir herkesin buluşabildiği yerlerdir. Onlar kaybolursa, topluluk duygumuzu, hatta belki de ülkemizi kaybederiz. Biz bu lokantayla her şeyi düzelteceğiz' diyerek yerel hareket etmenin önemini vurguluyor.
Misafirperverlik Her Şeyden Önce Geliyor
Max & Helen's, günümüz L.A. restoranlarında yaygınlaşan 'havalı' ve mesafeli tavrın tam tersini benimsemeyi amaçlıyor. Kreatif direktörlüğü üstlenen Lily Rosenthal, günümüzde bazı restoranların misafirlere 'bize geldiğiniz için şanslısınız' tavrı takındığını eleştiriyor. Lily, kendi mekanlarında temel felsefenin 'misafirperverlik' olduğunu ve personelin bile bu topluluk odaklı kültürü yansıtacak özel kişiler arasından seçildiğini belirtiyor.
“Bizim şanslı olduğumuz şey, misafirin parasını bize harcamasıdır. Bu, çok küçük bir detay olabilir, ancak bu detaylara gösterilen özen, size değer verildiğini hissettirir.” - Lily Rosenthal
Menü Detayları ve Meşhur Bir Anlaşmazlık
Phil ve Lily, lokantanın bulunduğu Larchmont bölgesinin pahalı olmasına rağmen, fiyatları mümkün olduğunca demokratik tutma sözü veriyor. Phil, 'Paramız yettiğince ucuz yapacağız. En ucuz kahveyi bizde bulacaksınız' diyerek erişilebilirliğin altını çiziyor.
Menüde ise klasik lokanta lezzetleri modern dokunuşlarla birleştirilmiş durumda:
- Max’in Kabarık Yumurtaları ve Helen’in Matzo Topu Çorbası: Aile anısına özel yemekler.
- Izgara Peynir Çeşitleri ve Günün Omleti.
- Tatlılar: Milkshake’ler, muzlu dondurmalar ve sıcak çikolatalı sundae’ler.
- Kahve: Sadece damla kahve (Espresso makinesi yok).
- Özel İkram: New York usulü bir kahvaltı için, Phil'in favori simitçisi Courage Bagels’tan (ki anlaşmaları zor oldu) özel susamlı simitler ile tütsülenmiş somon tabağı.
Lokantanın menüsünde ünlü şef Nancy Silverton ile küçük bir tartışma yaşanmış: Hamburger. Silverton, kendi spesiyali olan nefis ‘patty melt’ varken hamburgerin gereksiz olduğunu savunmuş. Ancak Phil, 'Burası bir lokanta, hamburger olmalı' diyerek ısrar etmiş. Sonuç olarak menüde hem patty melt hem de hamburger (ayrıca sosisli ve Not for Me acı sosu) yer alıyor.
Genişleme Hırsı ve Kalite Riski: Şeytanın Avukatı
Lily Rosenthal, restoran dünyasına ilk adımını atmasına rağmen, şimdiden New York’ta ikinci bir şube açma hayali kuruyor ve ulusal bir lokanta zinciri olmayı hedeflediklerini belirtiyor. Ancak Phil, bu noktada fren yapıyor. Rosenthal, geçmişteki yatırım deneyimlerinden ders alarak, 'En kötü şey çok erken ve çok hızlı büyümektir. Önceliğimiz kalitedir. Kalite düşmeye başlarsa, her şey biter' diyerek, kalitenin nicelikten önce gelmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu eleştirel yaklaşım, lokantanın uzun soluklu başarısı için temel bir teminat olarak görülüyor.
Rosenthal, lokantasının 'Somebody Feed Phil'de yer almayacağını, ancak ABD’deki lokantacılık kültürü ve topluluk kavramını ele alan, 4-6 bölümlük bir belgesel serisine konu olabileceğini de ekledi. Ona göre, bu projenin amacı yemekten çok daha büyük.
Max & Helen's Adres ve Kaynak Bilgisi
Max and Helen’s Diner, 127 N. Larchmont Blvd., Los Angeles adresinde hizmete girmiştir. Haberin hazırlanmasında Variety dergisinin Phil Rosenthal ve kızı Lily ile yaptığı röportajdan faydalanılmıştır. Variety