Michael B. Jordan 'Sinners' Rolünde Sınırlarını Zorladı: Ryan Coogler ile Yeni Bir Dönem

Haber Merkezi

28 November 2025, 23:18 tarihinde yayınlandı

Michael B. Jordan 'Sinners' ile Kariyerinin En Zorlu Rolünü Anlatıyor: Ryan Coogler İşbirliği ve Gelecek Projeler

Michael B. Jordan, Ryan Coogler ile uzun soluklu işbirliğinin son ürünü olan 'Sinners' filmiyle seyircileri 1930'lar Mississippi'sine, Jim Crow döneminin zorlukları ve doğaüstü unsurlarla dolu bir dünyaya götürüyor. İkiz kardeşleri canlandıran Jordan, bu rolün kariyerinin en talepkarı olduğunu vurguluyor. Bir yıl Londra'da 'The Thomas Crown Affair' filmini yönetmek için uzaklaştıktan sonra ABD'ye dönen oyuncu, yoğun tempo arasında ailesiyle vakit geçirmenin değerini de paylaşıyor.

'Sinners' Projesinin Arkasındaki Tutku ve Zorluklar

Ryan Coogler'ın amcası James ve blues müziğinden ilham aldığı hikaye, franchise filmlerinden sonra yönetmenin kişisel bir projesi olarak öne çıkıyor. Jordan, Coogler'ın bu tutkulu yaklaşımının kendisini motive ettiğini belirtiyor. Ancak ikiz rolleri oynamak, Güney aksanı, dönem kostümleri ve fantastik öğeler birleşince oyuncu için büyük bir meydan okuma haline geliyor. Jordan'a göre bu, 'hayatının ikinci en zor işi' olmuş; birincisi ise 'Creed III'ü yönetmek.

Ryan bana, 'Yönetmen ve yapımcı tarafını kapat, sadece performansa odaklan' dedi. Bu, karakterleri tam anlamıyla hayata geçirmemi sağladı.

Set ekibi de dikkat çekici: Yeni yetenek Miles Caton gitar çalmayı aylar içinde öğrenmiş, Delroy Lindo, Hailee Steinfeld gibi isimler aile ortamı yaratmış. Jordan, herkesin emeğinin görülmesini istiyor, özellikle Coogler'ın hak ettiği takdiri almasını.

Öne Çıkanlar:
  • İkiz kardeşler: Geleneksel 'ergenlikten yetişkinliğe' arc'ından uzak, olgun karakterler.
  • Kara sinema için dönüm noktası: Korku türü Oscar'larda genellikle ihmal ediliyor, bu film çeşitliliği artırabilir.
  • Gelecek etkileri: Daha fazla kişisel hikaye, endüstriyi insanileştirebilir ama ticari başarı şart.

Karşıt Görüşler ve Eleştirel Bakış

Bazıları 'Sinners'ı franchise'lardan uzaklaşma olarak överken, eleştirmenler orijinal projelerin gişe riskini hatırlatıyor. Korku filmlerinin Akademi'de nadiren aday gösterilmesi, siyah yönetmenler için ekstra engel yaratıyor. Ancak Akademi son yıllarda çeşitlilik odaklı politikaları sayesinde 2025 davetlilerinin yüzde 55'ini ABD dışından yönetmenler oluşturuyor; Jafar Panahi'nin 'It Was Just an Accident'ı ve Joachim Trier'in 'Sentimental Value'u gibi uluslararası yapımlar En İyi Yönetmen kategorisini zenginleştiriyor. Jordan'ın Coogler'ı yüceltmesi güzel ama bazıları bunu 'içeriden abartı' olarak görebilir. Yine de, bu işbirliği 'Fruitvale Station'dan Black Panther'a uzanan başarı zincirini güçlendiriyor.

Gelecek Projeler: Thomas Crown ve Creed Evreni

Jordan, çocukluğunda hayranı olduğu 'Thomas Crown Affair'i yeniden yorumluyor: 1999 Pierce Brosnan ve 1968 Steve McQueen versiyonlarından esinlenerek, zengin beyaz hırsızlar yerine daha kişisel, yüksek bahisli bir hikaye. Ruth Negga, Aubrey Plaza, Kenneth Branagh gibi yıldızlarla dolu kadro heyecan verici. 'Creed 4' ise yolda; Jordan yumruk atmaktan ziyade yeni karakterler ve spin-off'larla evreni genişletecek. Amazon'da Amara'nın hikayesi TV dizisi olarak devam ediyor.

Bu projeler, Jordan'ın çok yönlülüğünü gösteriyor ama uzun vadede fiziksel talepler tartışma yaratabilir. Favori performansları sorulduğunda Denzel Washington'ın 'Malcolm X'ini ve Angela Bassett'in 'Waiting to Exhale'ını öne çıkarıyor; çalışmak istediği isimler arasında Leonardo DiCaprio var.

Kaynak: Variety Awards Circuit Podcast