Efsane Oyuncu Jacqueline Bisset Yönetmenlik Koltuğuna Neden Oturmayacağını Açıkladı

Haber Merkezi

24 November 2025, 09:06 tarihinde yayınlandı

Jacqueline Bisset'ten Şok İtiraf: Yönetmenlik Yaparsam 'Canavara Dönüşebilirim'

Hollywood’un simge isimlerinden Jacqueline Bisset, geçtiğimiz günlerde Torino Film Festivali’nde Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne layık görüldü. Ancak Bisset, bu ödülü alırken karmaşık duygular içinde olduğunu dile getirdi; zira 80 yaşındaki oyuncu, kariyerinin henüz bitmediğini düşünüyor. Festivalde ağırlanan ve kariyerine dair samimi açıklamalarda bulunan Bisset, en çok merak edilen konulardan biri olan yönetmenliğe neden sıcak bakmadığını da hayranlarıyla paylaştı.

Torino Film Festivali: Başarı Ödülleri ve İtalyan Sineması Krizi

Bisset'in aldığı Yaşam Boyu Başarı Ödülü, festivalin tek önemli olayı değildi. **Bu kapsamda festival, Amerikalı usta yönetmen Spike Lee ve İspanyol aktör Antonio Banderas'ı da 'Stella della Mole Yaşam Boyu Başarı Ödülü' ile onurlandırdı. Ödül töreninde birbirlerinin önünde saygıyla diz çöken iki sanatçıdan Banderas, yapay zeka (AI) çağına karşı tiyatronun 'doğal zekayı' temsil ettiğini vurguladı; Lee ise kariyerinin başlangıcında bütçe yetersizliğinden ötürü ilk filmi olan ‘She’s Gotta Have It’te kendisinin rol almak zorunda kaldığını mizahi bir dille ifade etti. Bu tarihi anlara dair detayları Torino Film Festivali Spike Lee ve Antonio Banderas ödül detayları içeriğimizde bulabilirsiniz.** Torino Film Festivali, Alman aktör Daniel Brühl'e 'Stella della Mole' kariyer başarı ödülünü verirken, Brühl İtalyan klasiklerinin (Fellini, De Sica) kendi sanat yolculuğunun kıvılcımı olduğunu vurguladı. Öte yandan, İtalyan sinemasının içinden gelen önemli bir ses olan aktör ve yönetmen Sergio Castellitto ise sektörün "ciddi bir krizle" karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Castellitto, bu krizin temelinde sadece finansal eksikliklerin değil; beceri, profesyonellik azlığı ve sektör içi bölünmelerin yattığını belirterek, İtalyan film endüstrisinin yapısal sorunlarına dikkat çekti. Festivalde yaşanan bu çelişkili atmosfer (büyüklüğe saygı duruşu ve krize dair uyarılar) hakkında daha detaylı bilgilere Torino Film Festivali İtalyan Sineması Krizi, Daniel Brühl ve Sergio Castellitto konulu içeriğimizden ulaşabilirsiniz.

'Kendi Krallığımı İsterim': Yönetmenlik Korkusu

Bisset, sahne önündeki dinginliğinin aksine, kamera arkasında potansiyel bir “canavar”a dönüşebileceği endişesini taşıyor. Oyuncu, kendisini son derece verimli, görsel zekası yüksek ve organize biri olarak tanımlıyor. Ancak bu özelliklerin, onu bir film setinde otoriter ve kontrolcü yapacağını düşünüyor.

“Harika bir yönetmen olurdum çünkü çok verimli ve düzenliyim. Ama kimsenin yardımıyla çalışmayı sevmiyorum ve kendi krallığımın tamamen bana ait olmasını tercih ederim. Set ortamında kişisel etkileşimlerle başa çıkamazdım. Yanlış kişiye ilgi duyabilir, birini memnun edip diğerini görmezden gelebilirdim. Bir canavara dönüşebilirim. Bu yüzden kendimi oyuncu olarak kamera önünde kalmaya sınırlıyorum.”

Değer Katma: Öz-Farkındalık mı, Fırsat Kaçırma mı?

Bisset'in bu dürüst itirafı, Hollywood'da birçok başarılı oyuncunun yaşadığı bir ikilemi yansıtıyor. Yönetmenlik; vizyon, verimlilik ve organizasyon gerektirir, bu da Bisset’in sahip olduğu özelliklerdir. Ancak başarılı bir yönetmen, aynı zamanda farklı egoları yönetebilmeli ve empati kurabilmelidir. Bisset'in kendi 'otokratik' eğilimlerinin farkında olması ve bu potansiyel kişisel çatışmaları önlemek için kamera önünde kalmayı tercih etmesi, kariyer yönetiminde nadir görülen, eleştirel bir öz-farkındalık örneği olarak yorumlanabilir.

Paul Newman ve Mickey Rourke Hakkında Bilinmeyenler

Tecrübeli oyuncu, kariyeri boyunca çalıştığı ünlü isimlerle ilgili samimi anılarını da basınla paylaştı:

  • Paul Newman: Bisset, Newman'ı “gerçekten nazik bir adam” olarak tanımladı. Ancak Newman'ın utangaç olduğunu ve fıkra anlatmakta çok kötü olduğunu ekledi, çünkü “esprinin vurucu noktasına gelmeden kendisi gülmeye başlardı.”
  • Mickey Rourke: Rourke ile çalışırken “biraz korku” duyduğunu itiraf eden Bisset, Rourke'un etrafında her zaman bir tür çılgınlık ve kaos yarattığını belirtti.
  • Kelly Blatz: 2022 yapımı “Loren & Rose” filmindeki rol arkadaşı Blatz için ise tam tersi övgüler yağdırdı. Blatz'ın harika bir dinleyici olduğunu ve bu sayede kendisine “çok fazla hayat verdiğini” söyledi. Bisset, oyunculuğun özünün alışveriş olduğunu ve doğru dinlemenin diğer oyuncuyu daha gerçekçi olmaya zorlayabileceğini vurguladı.

Set Hayatından Kesitler ve Tuz Savaşları

Bisset, setlerdeki sendikal mücadelelere dair de dikkat çekici bir anıyı paylaştı. 1974 yapımı “Orient Express’te Cinayet” (Murder on the Orient Express) filminin çekimleri sırasında, yapım ekibinin sendikaya karşı gelerek öğle yemeği arasını bir saatten yarım saate indirme teklifini kabul etmediğini anlattı.

Lauren Bacall'ı dinleyebildikleri öğle yemeği arasının günün en önemli anı olduğunu belirten Bisset, Vanessa Redgrave’in bu kural ihlaline şiddetle karşı çıktığını söyledi. Oylama yapıldığında sadece Bisset ve Redgrave el kaldırmış, teklif reddedilmişti. Redgrave, buna rağmen bu olayı “o filmdeki tek cesaret anı” olarak nitelendirmişti.

Son olarak, Bisset okuyuculara pratik bir yaşam tavsiyesi sundu: “Yaşlanmak veya alkolikler gibi şişmek istemiyorsanız, tuzluktan uzak durun. Yiyeceklerdeki gerçek tat hassasiyetini keşfedeceksiniz. Bu harika bir şey ve öğrenmem zaman aldı. Ancak İtalya’da kimse dinlemiyor, bu umutsuz bir durum.”

Not: Bu haber içeriği, Hollywood’un efsanevi isimlerinden Jacqueline Bisset'in kariyer ve kişisel yaşamına dair önemli detayları içermektedir. Detaylı bilgi için orijinal kaynağa başvurabilirsiniz. Kaynak: Variety (Jacqueline Bisset Torino Film Festivali Açıklamaları)