New York'un en bilinen 'flaneur'ü ve eleştirel sesi Fran Lebowitz, teknolojiye karşı duruşuyla modern çağın ironik bir figürü olmaya devam ediyor. Ne bir e-posta adresi, ne cep telefonu ne de Wi-Fi kullanan Lebowitz'e ulaşmak, Variety dergisinin de deneyimlediği gibi, birkaç aracı ve zorlu bir dizi protokol gerektiriyor. Ünlü yazar, dijital araçlara olan bu derin antipatisini ve bunun insanlarda yarattığı şaşkınlığı açıkça dile getiriyor.
“Her zaman makinelere karşı bir nefretim olmuştur. Bunun insanları bu denli öfkelendirmesi beni gerçekten şaşırtıyor. İnsanlar bana sık sık ‘Sana ulaşamıyorum’ diyor. Ne olmuş yani?”
Yapay Zeka ve Sürücüsüz Arabalar: Güven ve Etik İkilemi
Lebowitz, teknolojiye olan mesafesini sadece kişisel bir tercih olarak değil, aynı zamanda etik bir duruş olarak da görüyor. Özellikle yapay zeka (AI) konusundaki düşünceleri, güncel fikri mülkiyet tartışmalarına ışık tutuyor.
Yapay zekanın çalışma prensibini anlamadığını belirten yazar, AI'ı doğrudan 'hırsızlık' olarak nitelendiriyor. Genç olmadığı için AI kullanmak zorunda kalmayacağını söylese de, bu yorum, yaratıcı içerik üreticilerinin AI tarafından eğitilen sistemlere karşı duyduğu haklı endişeyi yansıtıyor. Bu 'hırsızlık' nitelemesi, özellikle Birleşik Krallık'ta oyuncuların haklarını koruyan sendika Equity'nin, yapımcı sendikası Pact ile yapay zekanın performans sanatçılarının dijital taramalarını ve eserlerini izinsiz kullanmasına karşı net kurallar oluşturulmaması nedeniyle grev oylamasına gitme tehdidiyle de destekleniyor. Zira sanatçı sendikaları, üyelerinin kendi kimlikleri ve şahsiyetleri üzerinde özerkliğe sahip olmasının temel bir hak olduğunu savunuyor. Bu küresel endişe hakkında daha fazla detaya ulaşmak için İngiliz oyuncu sendikası Equity'nin yapay zeka hakları için grev oylaması haberimizi inceleyebilirsiniz. Lebowitz, ayrıca New York sokaklarında küçük çocukların bile sürekli iPad veya iPhone kullanmasını eleştirerek, ebeveynlerin çocuklarına teknolojiyle yönlendirme yetkisi vermesinin absürtlüğüne dikkat çekiyor.
Sürücüsüz Arabalara Karşı Rehin Alma Korkusu
Dijitalleşmenin bir başka ürünü olan sürücüsüz otomobillere ise kategorik olarak karşı çıkıyor. Bu araçlara binmek için telefon gerektiği gerçeği, onun ilk engeli. Ancak asıl endişesi, bu araçların kapılarının hedefe ulaşana kadar kilitli kalması. Lebowitz, 'Sürücüsüz bir arabanın rehinesi olmak istemiyorum,' diyerek modern otomotiv teknolojisinin sunduğu güvenlik ve kontrol kaybı arasındaki ince çizgiye işaret ediyor.
Medya Endüstrisinin Çöküşü ve Gazetecilik Etiği
Bir zamanların dergi dünyasının altın çağında yükselen bir yazar olarak, Lebowitz, günümüz medya endüstrisinin geleceği hakkında iyimser değil. Mezunlara 'Tıp fakültesine gitmeliydiniz' tavsiyesini veren yazar, magazinlerin iş modeli olarak temelde sona erdiğini belirtiyor. Onun için, insanlar telefonlarında okuduğu sürece buna dergi denemez.
En büyük sorun, internetin ilk icat edildiğinde 'bedava olması gerektiği' düşüncesiydi. Lebowitz, hiçbir şeyin bedava olmadığını vurgulayarak, bu yanlış algının tüm medya iş modellerini yıktığını düşünüyor. Herkesin artık ücretsiz olarak yazıp fotoğraf çektiği bir ortamda, yazarların ve fotoğrafçıların eskisi gibi geçinmesinin imkansızlaştığını belirtiyor.
Olivia Nuzzi Vakası: Kurallar Artık Geçerli Değil mi?
Gazetecilik etiği konusundaki en sert eleştirisini ise Olivia Nuzzi'nin Robert F. Kennedy Jr. ile yaşadığı skandal sonrası Vanity Fair tarafından işe alınmasıyla ilgili dile getiriyor. Nuzzi, RFK Jr.'ın kampanyasını takip ederken onunla ilişki yaşamıştı. Lebowitz'e göre, bu gazeteciliğin en temel kurallarından birinin ihlaliydi: bir haberi yaparken hikayenin bir parçası olamazsınız.
“Gazetecilikte eskiden kurallar vardı. Bana göre bu çok temel bir kural gibi görünüyor. Ancak ‘bunu yapamazsın’ artık hiçbir anlam ifade etmiyor anlaşılan, çünkü Vanity Fair onu işe aldı.”
Siyaset, Öfke ve New York'un Geleceği
New York siyaseti hakkında da görüşlerini paylaşan Lebowitz, Demokrat Parti'nin yeni yüzlerinden Zohran Mamdani'ye oy verdiğini, ancak bunun nedeninin Mamdani'nin 'eski Demokratlar' arasında yarattığı 'histeri' olduğunu söylüyor. Kendisi de eski bir Demokrat olmasına rağmen, siyasetçilerin ömür boyu rollerde kalmasından bıktığını ifade ediyor.
Mamdani'nin ücretsiz otobüsler veya kira dondurma gibi vaatlerinin gerçekleşmeyeceğine dair güçlü bir şüpheci yaklaşıma sahip. Lebowitz, eyalet yönetiminin transit sistem üzerindeki kontrolü nedeniyle vaatlerin çoğunun uygulanamaz olduğunu düşünüyor. Ona göre, bir politikacı ne kadar iyi niyetli görünse de (Mamdani’nin ‘içten’ olduğunu kabul ediyor), sistemin mevcut dinamikleri büyük değişimlere izin vermiyor.
Son olarak, modern toplumdaki öfke kültürüne değinen Lebowitz, insanların artık her şeye aynı seviyede öfke duyduğunu belirtiyor. Ona göre, büyük ve küçük meseleler arasındaki önem farkının kaybolması, günümüzün tek notalı ve yorucu öfke ortamını yaratıyor. Lebowitz, kendisinin doğuştan öfkeli olduğunu söylese de, bu genel ve ayırt edici olmayan furyanın modern topluma zarar verdiğini düşünüyor.
Kaynak: Variety Dergisi Röportajı