Sinema tarihinin en ilham verici yapımlarından biri olan 1989 tarihli “Dead Poets Society” (Ölü Ozanlar Derneği), hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden tam not almıştı. Filmin başrolünde, karizmatik İngilizce öğretmeni John Keating'i canlandıran efsanevi aktör Robin Williams yer alıyordu. Filmde genç bir öğrenciyi oynayan Ethan Hawke, o dönemde henüz 18 yaşında olmasına rağmen, Williams'ın dışarıdan görünen neşesinin arkasındaki karmaşık duygusal dünyayı fark ettiğini itiraf etti.
“Tüm O Gücün Bir Bedeli Vardı”
CBS Sunday Morning'e verdiği bir röportajda konuşan Hawke, 2014'te Lewy vücut demansı ile mücadelesinin ardından intihar eden Williams'ı anmanın kendisi için zor olup olmadığı sorulduğunda, film izleme şeklinin temelden değişmediğini belirtti. Hawke, Williams'ın ruh halindeki iniş çıkışların kendisi için bile belirgin olduğunu söyledi. Ailesinde depresyon deneyimleri olduğunu ekleyerek, Williams'ın tüm o gücünün ve karizmasının belli bir bedelle geldiğini anladığını ifade etti.
“18 yaşındayken bile onun duygusal hayatının karmaşıklığının farkındaydım. O, odadaki enerjiye son derece duyarlı, derinden hassas bir insandı. Bütün o güç ve karizma, belli bir bedelle geliyordu.”
Setteki Gizli Köşe ve Yalnızlık
Hawke, Williams'ın duygusal zorluğunu gözler önüne seren çarpıcı bir anıyı paylaştı. Sette bir keresinde Williams'ın doğaçlama yaptığını, herkesin kahkahalarla güldüğünü ve onu övdüğünü anlattı. Ancak Hawke, daha sonra su içmek için gittiğinde Williams'ı