Locarno'da Göz Dolduran 'Desire Lines': Termal Kameralar, Dijital Yaratıklar ve Queer Bir Ütopya

Haber Merkezi

13 August 2025, 12:40 tarihinde yayınlandı

Desire Lines: Locarno'da Şehir Kaçışını ve Queer Ütopyayı Anlatan Film

Sırp yönetmen ve görsel sanatçı Dane Komljen'in Locarno Film Festivali ana yarışmasında dünya prömiyerini yapan son filmi “Desire Lines”, sinemanın sadece bir hikaye anlatma aracı olmadığını, aynı zamanda bir dünya kurma eylemi olabileceğini kanıtlıyor. Film, modern şehir hayatının getirdiği bunaltıdan kaçıp doğada kendine yeni bir varoluş arayan bir adamın hayaletimsi yolculuğunu, alışılmışın dışında bir görsel dille seyirciye sunuyor.

“Desire Lines”, uykusuzluk çeken ve geceleri Belgrad sokaklarında dolaşan Branko (Ivan Čuić) karakterini merkezine alıyor. Kardeşini takıntılı bir şekilde takip eden Branko'nun bu gece gezintileri, onu ormanda dizlerinin üzerine çöktüğü ya da otobüste yansıması olmadan seyahat ettiği tuhaf anlara sürüklüyor. Bu kentsel huzursuzluk, Branko'nun ormanda “insan olmayan” varlıklardan oluşan sakin bir topluluğun arasına katılmasıyla son bulur ve film, izleyiciyi bambaşka bir gerçekliğe taşır.

Yönetmen Dane Komljen, bu geçişi şu sözlerle açıklıyor: “Şehirdeki huzursuzluğu, doğanın sunduğu dinginlikle karşı karşıya getirmek istedim. Branko, bu yeni dünyada kelimenin tam anlamıyla bitki ve hayvanlarla bütünleşebiliyor.”

Şehrin Gürültüsünden Doğanın Sükunetine: Queer Bir Ütopya İnşası

Komljen, filminde şehir hayatından dışlananlar için adeta bir ütopya yaratıyor. Bu yeni düzende günler kayısıları kaynatarak, sepet örerek, kayaları öperek ve mantarlarla sohbet ederek geçiyor. Yönetmen, bu pastoral düzenin altında yatan felsefeyi, “Queer bireylere sık sık nasıl yaşadığımızın ve nasıl sevdiğimizin doğal olmadığı söylenir,” diyerek açıklıyor ve doğanın queer kimliğe karşı bir argüman olarak kullanılmasına direnmek istediğini belirtiyor.

Film, geleneksel diyalog yapısını da bir kenara bırakıyor. Karakterler, doğa ile kurdukları sözsüz iletişimle teselli buluyor. Bu durum, Komljen'in önceki işlerinde de görülen, karakterlerin eski hayatlarını itiraf benzeri anlatılarla yansıttığı lirik bir üslubu akla getiriyor. Ancak yönetmen, “Desire Lines”ın “geleneksel bir senaryoya” en çok yaklaştığı ilk işi olduğunu da ekliyor.

Görsel Bir Deney: Termal Kameralar ve Sınırları Aşan Estetik

“Desire Lines”, görsel anlatımıyla da öne çıkıyor. Filmde termal kamera görüntüleri, bilgisayar tarafından üretilmiş yaratıklar ve emek anlarını gösteren stroboskopik imgeler gibi deneysel teknikler kullanılıyor. Yönetmen, bu görsel tercihlerin filmdeki queer temayı desteklediğini düşünüyor: “Görüntünün dokusunda queer bir şeyler var; sanki bir doku sürekli başka bir şeye, farklı bir kalıba dökülüyor ya da sızıyor.”

Film, biri Belgrad'ın kentsel dokusunu, diğeri Bosna-Hersek'in kırsal manzaralarını yansıtan iki farklı görüntü yönetmeni (Ivan Marković ve Jenny Lou Ziegel) tarafından 32 günde çekildi. Bu ikili yapı, filmde kentsel gerilimden kırsal bir arınmaya geçişi görsel olarak da destekliyor.

Nexus Analiz: Sessiz Bir Politik Duruş mu, Yoksa Salt Bir Fantezi mi?

Yönetmen Komljen, “Ben bir politikacı değilim, bir sinemacıyım” dese de filmi, politik alt metinlerden tamamen arınmış değil. Karakterlerin kaçtığı Sırbistan'ın başkentindeki konutların ısrarla gösterilmesi, şehrin sorunlu tarihine bir gönderme olarak okunabilir. Özellikle Branko'nun bir hayalet olarak sınırı hiçbir engele takılmadan geçmesi, başlı başına ütopik ve politik bir ideal sunuyor.

Ancak bu noktada şeytanın avukatlığını yapmak da mümkün: Komljen'in geleneksel anlatıdan kaçınarak hikayeyi görsel metaforlar ve soyutlamalar üzerine kurması, filmin politik mesajının geniş kitlelere ulaşmasını engelleyebilir. Film, acımasız bir gerçekçilik yerine fantaziyi tercih ederek daha içe dönük ve kişisel bir deneyim sunuyor. Bu durum, filmi evrensel bir politik eleştiriden çok, bireysel bir kaçış ve hayal gücünün zaferi olarak konumlandırıyor. Komljen'in de dediği gibi: “Sinemanın artık bir pencere işlevi gördüğünden emin değilim. Ben daha çok hayal gücünün ve dünya kurmanın gücüyle ilgileniyorum.”

Filmle İlgili Öne Çıkanlar

İşte Desire Lines filminin künyesi ve dikkat çeken özellikleri:

  • Yönetmen: Dane Komljen
  • Başrol: Ivan Čuić (Branko rolünde)
  • Tür: Yavaş Sinema, Deneysel, Fantastik
  • Temalar: Kentten kaçış, queer ütopya, doğa ile bütünleşme, kimlik arayışı
  • Görsel Teknikler: Termal kamera, CGI (bilgisayar üretimli imgeleme), stroboskopik görüntüler
  • Çekim Bölgeleri: Belgrad (Sırbistan) ve Bosna-Hersek
  • Prömiyer: 11 Ağustos, Locarno Film Festivali Uluslararası Yarışma

Sonuç olarak “Desire Lines”, sadece bir film değil, aynı zamanda modern insanın sıkışmışlığına, kimlik arayışına ve hayal gücünün kurtarıcı potansiyeline dair cesur bir sanatsal beyan olarak öne çıkıyor. İzleyiciyi konfor alanının dışına çıkmaya davet eden bu yapım, şüphesiz yılın en çok konuşulacak festival filmlerinden biri olacak.

Kaynak: Bu haberde yer alan bilgiler, Variety'de yayınlanan orijinal makaleden derlenmiştir.