Fotoğrafların Gücü: Çin'in Oscar Adayı "Dead to Rights", Savaş Suçlarını Belgeleme Mücadelesini Anlatıyor

Haber Merkezi

19 November 2025, 09:08 tarihinde yayınlandı

Çin'in Oscar Adayı "Dead to Rights": Nanjing Katliamı'nın Ortasında Hayatta Kalma ve Adalet Arayışı

Çin sinemasının son dönemdeki en dikkat çekici yapımlarından biri olan ve ülkenin Uluslararası Oscar adayı olarak belirlenen “Dead to Rights”, izleyicileri İkinci Çin-Japon Savaşı sırasında yaşanan 1937 Nanjing Katliamı'nın karanlık atmosferine çekiyor. Yönetmen Shen Ao’nun 2023 hiti “No More Bets” sonrasındaki bu yeni filmi, insanlık dışı dehşetin ortasında hayatta kalma mücadelesi veren sıradan bir adamın hikayesine odaklanarak, tarihi bir trajediyi gerilim dolu bir drama ile harmanlıyor.

Film, sadece bir savaş hikayesi olmanın ötesine geçerek, savaş zamanında çekilen fotoğrafların, silahlar sustuktan çok sonra bile nasıl bir adalet silahına dönüşebileceğinin çarpıcı bir incelemesini sunuyor.

Hayatta Kalmak İçin Rol Yapmak: Postacı A-Chang'ın İkilemi

Filmin merkezinde, şehrin teslim olması sırasında nazik doğası yüzünden kaçamayan postacı A-Chang (Liu Haoran) yer alıyor. Japon işgalinden kurtulmak için bir fotoğraf stüdyosunda çırak rolü yapan A-Chang, kısa sürede işgal kuvvetleri için 'Japon ve Çin dostluğu' anlarını belgelemekle görevli Japon ordusu fotoğrafçısı Hideo Ito'nun (Daichi Harashima) hizmetine girer.

Ancak Ito, sadece propaganda fotoğrafları çekmekle kalmaz; askeri liderlerin 'zaferi' için insanlık dışı vahşet anlarını da gizlice kaydeder. A-Chang’ın hayatta kalma mücadelesi, stüdyo sahibi Jin Chengzong (Wang Xiao) ve ailesini gizli bir bölmede sakladığını fark etmesiyle, ahlaki bir ikileme dönüşür. A-Chang, bir gecede fotoğraf banyosu yapmayı öğrenirken, kimyasal banyolarda ortaya çıkan görüntüler, Ito'nun merceğinden yansıyan katliamı gözler önüne serer. Bu noktada film, sadece bir hayatta kalma hikayesi olmaktan çıkıp, gerilim dozu yüksek bir kanıt kaçırma operasyonuna dönüşüyor.

Gerçek Bir Kahramandan İlham Alan Hikaye

Önemli Detay: Gerçeklik Payı

“Dead to Rights” filmi, Nanjing'de Japon İmparatorluk Ordusu'nun işlediği vahşet fotoğraflarını gizlice geliştirip saklayan, gerçek hayattaki figür Luo Jin'in hikayesinden uyarlanmıştır. Luo Jin'in sakladığı bu fotoğraflar, 1946 Nanjing Savaş Suçları Mahkemesi'nde kritik delil olarak kullanılmıştır. Filmin senaristleri, Xu Luyang, Zhang Ke ve Shen Ao, bu tarihi gerçeği, izleyicinin kolayca bağ kurabileceği kurgusal karakterler aracılığıyla yeniden canlandırıyor.

Eleştirel Denge: Duygusallık ve Sinematik Başarı

Shen Ao'nun yönetmenliği, bir yandan Nanjing'in düşüşünün büyük ölçekli sahnelerini sunarken, diğer yandan A-Chang’ın saklandığı dar iç mekanlardaki klostrofobik dramayı ustaca dengeliyor. Film, özellikle Wang Tianxing'in keskin sinematografisi ve katmanlı ses tasarımı sayesinde sürekli bir korku atmosferi yaratıyor; Yangtze Nehri kıyısındaki sivil katliam sahneleri veya kalabalık bir caddedeki ağlayan bir bebekle ilgili gergin sekanslar, filmin etkisini artırıyor.

“Dead to Rights”, toplumun farklı kesimlerinden gelen insanların aşırı korku altında nasıl tepki verdiğini inceliyor. Özellikle Japon ordusunda görevli fotoğrafçı Ito'nun (Daichi Harashima) ikilemi, izleyicinin zihninde 'acaba sadece hayatta kalmaya mı çalışıyor, yoksa suçları mı benimsiyor?' sorusunu bırakarak gri alanları başarıyla işliyor.

Şeytanın Avukatı: Finaldeki Melodrama Eleştirisi

Genel olarak güçlü ve etkileyici olmasına rağmen, eleştirmenler filmin finaline dair bazı çekinceler belirtiyor. Filmin gergin ve sert gerçekçiliğinden farklı olarak, son kısımlarda ortaya çıkan ve 'güzel vatanımız' temalı aşırı yüksek ruhlu mesajlaşmalar, bazı izleyiciler için tonlamada tutarsızlık yaratabilir. Ülke sevgisini ifade eden sahneler doğal olsa da, bu tür hassas ve ciddi bir konuda duygusallığın aşırıya kaçması, filmin baştan sona koruduğu gerçekçi havayı bozma riski taşıyor.

Nanjing Katliamı: Sinemada Tekrar Eden Bir Tema

Nanjing Katliamı, Çin ve Japonya arasında uzun süredir diplomatik gerilim kaynağı olmaya devam etmektedir. “Dead to Rights”, bu konuyu işleyen ne ilk ne de tek film. Luo Guanqun’un “Massacre in Nanjing” (1987) eserinin yetkili bir uyarlaması olan film, daha önce Wu Zinui’nin “Nanjing 1937” (1995), Lu Chuan’ın “City of Life and Death” (2009) ve Zhang Yimou’nun 2011’de Oscar adayı olan “The Flowers of War” gibi yapımların izinden gidiyor. Bu filmlerin tekrar tekrar çekilmesi, konunun Çin için kültürel hafızanın ve uluslararası adalet arayışının ne kadar merkezi bir parçası olduğunu gösteriyor.

Filmin Kadrosu ve Ekibi

  • Yönetmen: Shen Ao
  • Başrol: Liu Haoran (A-Chang)
  • Önemli Oyuncular: Wang Chuan-jun, Daichi Harashima, Gao Ye, Wang Xiao
  • Senaryo: Xu Luyang, Zhang Ke, Shen Ao
  • Müzik: Peng Fei

Uluslararası Oscar Yarışında Güçlü Rakipler

“Dead to Rights” güçlü bir aday olsa da, Uluslararası Film kategorisindeki rekabet her geçen yıl artıyor. Çin’in bu tarihi draması, Polonya’yı temsil eden ve edebiyat devi Franz Kafka’nın hayatını konu alan Agnieszka Holland’ın ‘Franz’ filmi gibi iddialı yapımlarla yarışıyor. Kariyerinde daha önce "Karanlıkta" (2012) da dahil olmak üzere üç kez Oscar adayı olmuş deneyimli yönetmen Holland’ın filmi, sadece sanatsal başarısıyla değil, aynı zamanda Avustralya, Japonya, Latin Amerika ve Türkiye (Filmarti ile) dahil olmak üzere güçlü global satış anlaşmaları yaparak yarışta önemli bir avantaj elde etti.

Öte yandan, Avrupa sinemasının en prestijli organizasyonu olan 38. Avrupa Film Ödülleri (EFA) için de ana kategori adayları açıklandı. Norveç, Fransa, Danimarka, Almanya ve İsveç ortak yapımı olan Joachim Trier imzalı 'Sentimental Value', beş ana dalda aday gösterilerek yarışın net lideri oldu. Türk sineması adına gurur verici bir gelişme yaşandı; Yönetmen Murat Fıratoğlu'nun ilk uzun metrajlı kurgu filmi 'HEMME’NİN ÖLDÜĞÜ GÜNLERDEN BİRİ', ilk filmini çeken yönetmenleri onurlandıran 'Avrupa Keşfi – Prix FIPRESCI' ödülüne aday gösterilerek Avrupa platformunda ses getirdi. Bu önemli gelişmelere ve 38. Avrupa Film Ödülleri adaylarına dair detaylı bilgileri sitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz.

“Dead to Rights” (Orijinal Adı: Nanjing zhaoxiang guan), 137 dakikalık süresi ve güçlü hikaye anlatımıyla sadece Çin'in Oscar umudu değil, aynı zamanda tarihin acı bir dersini sinema perdesine taşıyan önemli bir sanatsal başarı olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Filmin eleştirel incelemesi ve detayları Variety üzerinden sağlanmıştır: Variety İncelemesi: Dead to Rights